Yazdır

Bir Aile Hekimine Kayıtlı 65 Yaş ve Üzeri Nüfusta Sağlık Hizmet Kullanımı,
Kronik Hastalık Sıklığı ve Bağımlılık Durumu*

 

Health Service Usage, Chronic Illness Frequency and Dependency of a Population Aged 65 and
Over Registered to a Family Physician**

Binali Çatak1, Sevinç Sütlü2, Ahmet Selçuk Kılınç2, Okan Sarıoğlu3


1 Karabük Toplum Sağlığı Merkezi, Karabük, Türkiye

1 Karabuk Community Health Center, Karabuk, Turkey

2 Burdur İl Sağlık Müdürlüğü, Burdur, Türkiye

2 Burdur Health Directorate, Burdur, Turkey

3 Burdur 5 No’lu Aile Sağlığı Merkezi, Burdur, Türkiye

3 Burdur 5th Family Health Center, Burdur, Turkey

 

* Bu çalışma, Akademik Geriatri 2010 Kongresinde sunulmuştur.

** This research article was presented at the Academic Geriatrics 2010 Congress.

 

ÖZET

Giriş: Yaşlı sağlığı, sağlıkta dönüşüm programı ile aile hekiminin temel görevlerinden biri haline gelmiştir. Aile hekiminin kendisine kayıtlı 65 yaş ve üzeri nüfusun özelliklerini tanımlaması etkin bir sağlık hizmeti sunumunu sağlayacaktır. Bu çalışmada; bir aile hekimine kayıtlı 65 yaş ve üzeri nüfusun sağlık hizmet kullanımı, kronik hastalık sıklığı ve bağımlılık durumunun tanımlanması amaçlanmıştır.

Materyal ve Metod: Tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Burdur Merkez 5 no’lu Aile Hekimine kayıtlı 65 yaş ve üzeri 283 kişi oluşturmaktadır. Veriler, anket yöntemi ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplandı.

Bulgular: Yaş ortalaması 74.1 (±5.9) yıl olan yaşlıların yarıdan fazlasını (%54.5) kadınlar oluşturmaktadır. Yaşlıların %43.1’i ilkokul mezunu, %69.6’sı eşi ile birlikte yaşamakta, %4.0’ı kirada oturmakta, %46.2’sinin kendine ait emekli maaşı bulunmaktadır. Sağlık güvencesi olmayan yaşlı oranı %1.2’dir. En çok yararlandıkları sağlık kurumu %51.4 ile aile hekimleridir. Yaşlıların %33.6’sı en çok yararlandığı sağlık kurumunu kendisine uzak olarak algılamaktadır. Aile hekimine kayıtlı 65 yaş ve üzeri nüfusun %34.8’i son 15 gün içinde herhangi bir sağlık kurumundan yararlanmıştır. Son 15 gün içinde sağlık hizmeti kullananların %43.1’i aile hekiminden yararlanmış iken, bunların %8.0’ı yatarak tedavi görmüş ve %2.3’ü cepten para harcamıştır. Aile hekiminin yaşlıları evde ziyaret oranı %13.8 olarak bulundu. Yaşlılarda en sık kardiyovasküler sistem (%58.7), kas-iskelet  sistemi (%35.4) ve endokrin sisteme ait hastalıklar (%20.5) görülmektedir. Yaklaşık her dört yaşlıdan biri beş ve daha fazla sayıda ilaç kullanmaktadır. Yaşlıların %44.0’ı sağlıklarını orta düzeyde algılamaktadır. Yaşlıların en kolay yapabildikleri günlük aktiviteler yemek yeme (%87.7), tuvalete gitme ve kullanma (%79.4), banyo yapma (%70.0), giyinme ve soyunmadır (%67.6).

Sonuç: Aile hekimleri gerek zamanın etkin kullanılması, gerekse yaşlılara verilecek sağlık hizmetlerinin daha sistematik olması için yaşlı izlem kartı oluşturmalıdır. Ayrıca, yaşlılara yönelik verilecek sağlık hizmetlerinin yanı sıra, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sosyal Hizmet Müdürlüğü eşgüdümünde sosyal bakım hizmeti de vermelidir.

Anahtar Kelimeler: Aile hekimi, yaşlı sağlığı, kronik hastalık, bağımlılık.

 

ABSTRACT

Health Service Usage, Chronic Illness Frequency and Dependency of a Population Aged 65 and Over Registered to a Family Physician**

Introduction: Health of the elderly becomes one of the main duties of family physicians with the health transformation program. Characterizing populations aged 65 and above registered to a family physician facilitates effective delivery of health care. In this study, it was aimed to determine the health service usage, chronic illness frequency and dependency of the population aged 65 and above registered to a family physician.

Materials and Methods: This is a descriptive study involving 283 elderly adults aged 65 and above registered to the Burdur Central 5th Family Physician. Data were collected by face-to-face interview and by using a survey method.

Results: The average age of the patient population was 74.1 (±5.9) years, and 54.5% were female. 43.1% had primary school education, 69.6% lived with their spouse, 4.0% lived in a rented house, 46.2% owned their own home and 1.2% had no social security. The most frequently utilized health institution was the family physician (51.4%). 33.6% of the elderly perceived the frequently utilized institution as “far”; and 34.8% had used a health institution in the last 15 days (43.1% of these benefitted from a family physician, 8.0% had been hospitalized and 2.3% paid out-of–pocket). The family physician’s home visit rate was 13.8%. The most frequent illness in this group was related with the cardiovascular system (58.7%), followed by musculoskeletal (35.4%) and endocrine (20.5%) systems. One in four elderly was using five or more drugs. 44.0% of the elderly perceived their health as moderate. The activities that they could perform easily included eating (87.7%), going to and using the toilet (79.4%), bathing (70.0%), and dressing and undressing (67.6%).

Conclusion: Family physicians must use follow-up cards for the elderly, both to optimize their time and to provide systematic delivery of health care. Furthermore, in addition to meeting the health care needs of the elderly, social care must be given in cooperation with the Social Care Services Directorate and Community Health Center.

Key Words: Family physician, aged health, chronic disease, dependency.

 

 

GİRİŞ

Yaşlılık birçok bilim insanı tarafından, konumlandığı bilim dalına özgü tanımlanabilmektedir; demograf için yaşı ya da bağımlı nüfusu ifade ederken, ekonomist için maliyeti, fizyolog için doku ve organ fonksiyonlarını, klinisyen için kronik hastalıkları, sosyolog için toplumsal ilişkileri ifade edebilmektedir. Yaşlılık nasıl tanımlanırsa tanımlansın, önümüzdeki süreçte toplumun en önemli sorunlarından biri olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

Genelde tüm dünya yaşlanırken, özelde ülkemiz de hızla yaşlanmaktadır. Altmış beş yaş ve üzeri nüfusu %7.0’ı geçen ülkelerin yaşlı toplum olarak tanımlandığı, ülkemizdeki bu yaş grubunun da 2009 verilerine göre %7.0 oranında olduğu düşünüldüğünde, artık yaşlı bir toplum olduğumuzdan bahsedilebilir (1,2).

Yaşlı bir toplum olmamıza rağmen, yaşlılara yönelik verilen sağlık ve sosyal hizmetler açısından örgütlenmiş bir yapı varlığından söz etmek oldukça güçtür. Ancak son yıllarda sağlık politikaları alanında yaşanan değişimler, yaşlı sağlığına yönelik değişimleri de içermeye başlamıştır. “Aile Hekimi Uygulama Yönetmeliği”nde, aile hekiminin temel görevlerinden birisinin de yaşlı sağlığı ve evde bakım hizmeti olduğu belirtilmektedir (3).

Bu çalışma, aile hekimine kayıtlı 65 yaş ve üzeri nüfusa yönelik ilk saha çalışmalarından birisidir. Çalışmada; aile hekimine kayıtlı yaşlı nüfusu sosyal bileşenler, sağlık hizmet kullanımı, kendi ifadelerine göre mevcut sağlık sorunları ve günlük aktiviteleri açısından bağımlılık durumunun tanımlanması amaçlanmıştır.

MATERYAL ve METOD

Çalışma tanımlayıcı tipte bir çalışma olup, evrenini Burdur 5 no’lu Aile Hekimine kayıtlı 65 yaş ve üzeri 283 kişi oluşturmaktadır. Örneklem seçilmemiş ve yaşlıların tümüne ulaşılması hedeflenmiştir.

Anket soruları Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması (TNSA) ve kentin bazı yerel özelliklerinden yararlanılarak çalışmayı yapan kişiler tarafından hazırlandı (4). Anket, kişinin sosyodemografik özellikler, sağlık hizmet kullanımı, kronik hastalık ve bağımlılık durumunu içeren sorulardan oluşturuldu.

Valilik ve Sağlık Müdürlüğü oluru alınarak yapılan araştırmanın verileri, Burdur Toplum Sağlığı Merkezinde görev yapan ebe/hemşireler tarafından, 2010 yılı Şubat ve Mart aylarında yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplandı. Veri toplanmadan önce, standardizasyonu sağlamak için veriyi toplayacak ebe/hemşirelerle; çalışmanın amacı, anket sorularının tek tek neyi hedeflediği tartışıldı ve gerekli düzeltmeler yapıldı. Anketin ön denemesi, başka bir aile hekimine kayıtlı beş kadın, dört erkek yaşlı ile yapıldı.

Verilerdeki eksiklikler, ailelerle telefon görüşmesi yapılarak tamamlandı.

Veriler, SPSS paket programında değerlendirildi; tanımlayıcı ölçütlerden frekans, yüzde; merkezi yığılım ölçütlerinden ortalama ve ortanca; merkezi yaygınlık ölçütlerinden standart sapma, minimum ve maksimum değerler kullanıldı.

BULGULAR

Kayıtlı 3572 kişinin olduğu aile hekiminin 65 yaş ve üzeri yaştaki kişi oranı %7.9 (283 kişi)’dur. Toplam yaşlı nüfusun %89.4 (253 kişi)’üne ulaşıldı. Tüm yaşlılara ulaşamamanın en önemli nedenlerini; yaşlıların il dışı veya ilçelerdeki çocuklarının/yakınlarının yanına gitmesi ve ölümler ile il dışı kalıcı göçler oluşturmaktadır.

Çalışmaya katılan yaşlıların yaş ortalaması 74.1 (±5.9) yıl ve median yaş 74 (minimum 65-maksimum 94) yıl olup, %54.5’ini kadınlar oluşturmaktadır. En büyük grubu (%29.2) 70-74 yaş aralığı oluşturmaktadır. Seksen yaş ve üzeri yaşlı oranı %17.0 olarak bulundu. Okuryazar olmayan yaşlı oranı %31.6 iken, ilkokul mezunları en büyük grubu (%43.1) oluşturmaktadır. Yaşlıların %69.6’sı eşiyle, %17.8’i ise yalnız yaşamaktadır. Kendine ait emekli maaşı bulunan yaşlı oranı %46.2, kirada oturan yaşlı oranı %4.0 olarak bulundu. Sağlık güvencesinin büyük kısmını SSK (%41.5) ve BAĞ-KUR (%36.8) oluşturmaktadır; sağlık güvencesi olmayan yaşlı oranı ise %1.2’dir (Tablo 1).


Tablo 1

Yaşlıların %51.4’ü en çok aile hekiminden yararlandığını ifade etmektedir. En çok yararlandığı sağlık kurumunu kendine yakın bulan yaşlı oranı %64.0’dır. Son 15 gün içinde, sağlık sorunu nedeniyle bir sağlık kurumuna başvuranların oranı %34.8’dir. Sağlık kurumuna başvuranların %43.1’i aile hekiminden, %50.0’ı ise devlet hastanesinden yararlanmış olup, %8.0’ı yatarak tedavi görmüştür. Son 15 gün içinde sağlık kurumlarına müracaat edenlerin, reçete giderleri hariç %2.3’ü cepten para harcamıştır. Aile hekimince evde ziyaret edilen yaşlı oranı ise %13.8 olarak bulundu (Tablo 2).


Tablo 2

Yaşlıların %7.5’i her gün sigara kullanırken, her gün içki kullanan yaşlı oranı %0.4 (1 yaşlı) özel günlerde içki kullanan yaşlı oranı ise %2.0 (5 yaşlı), olarak bulundu (tabloda verilmemiştir).

Kronik hastalıklar açısından değerlendirildiğinde; herhangi bir hastalık tanımlamayan yaşlı oranı %11.4 iken, %58.7’lik oranı ile kardiyovasküler sistem hastalıkları ilk sırayı almaktadır. Bunu kas-iskelet sistemi (%35.4) ve endokrin sisteme ait hastalıklar (%20.5) izlemektedir. Çalışmanın yapıldığı tarihte yaşlıların %81.4’ü ilaç kullanmaktadır. İlaç kullananların, kullandıkları ilaç ortalaması 3.3 (±1.4) ve ortancası 3’tür (minimum 1-maksimum 8) (Tablo 3).


Tablo 3

Tablo 4’te yaşlıların günlük eylemlerinin yapılabilirlik oranları görülmektedir. Buna göre yaşlıların en kolaylıkla yaptıkları eylemlerin başında yemek yeme (%87.7), tuvalete gitme ve kullanma (%79.4) ile banyo yapma (%70.0) gelirken; yaşlıların %22.9’u şehir dışına yolculuk yapmayı, %22.9’u yemek yapmayı, %19.0’ı günlük ev işleri yapmayı mümkün görmemektedir.

TARTIŞMA

5 no’lu aile hekimine kayıtlı nüfus içinde, 65 yaş ve üzeri nüfus oranı %7.9’dur. 2009 adrese dayalı nüfus kayıt sistemi (ADNKS) verilerine göre Burdur il genelinde bu oran %12.4 iken, merkez ilçede %10.2’ye düşmektedir (5). Aile hekimine kayıtlı yaşlı nüfusun daha düşük düzeyde olmasının olası nedeni, aile hekiminin nüfus tabanlı hizmet sunmasıdır. Çünkü nüfus tabanlı hizmette, gerek aile hekimi gerekse hizmet kullanıcıları açısından tercih söz konusudur.

Aile hekimine bağlı 65 yaş ve üzeri nüfusta kadın yaşlı oranı (%54.5), erkek nüfusa göre daha yüksek düzeydedir. 2009 ADNKS Burdur merkez ilçe verilerinde ise kadın yaşlı oranı %56.6’dır (5). Yaşlı nüfusa yönelik farklı illerde yapılan saha çalışmalarında benzer sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmalarda kadın nüfus oranı %51.1-60.0 arasında değişmektedir (6-10). 2009 yılında doğuştan beklenen yaşam süresinin kadınlarda 76.1, erkeklerde 71.5 olduğu düşünüldüğünde, kadın nüfusun daha yüksek oranda olması da beklenen bir durumdur (5).

Çalışmada okuryazar olmayan yaşlı nüfus oranı (%31.6), 2009 yılı  ADNKS Burdur merkez ilçe verileri (%31.4) ile yaklaşık olarak aynı orandadır (5). Yapılan farklı saha çalışmalarında, benzer ve farklı sonuçlar elde edilmiştir. Sağlık ocağı bölgesi düzeyinde yapılan saha çalışmalarında okuryazar olmayanların oranları %14.7-64.3 arasında değişmektedir (6-12). Yaşlılarda okuryazar olmayan nüfusun yüksek düzeyde olmasının temel nedeninin, bu yaşlıların doğumunun 1930’lu yıllara denk gelmesi ve bu yıllarda eğitim kurumlarına ulaşımdaki yetersizliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Diğer yandan bu çalışma ile diğer saha çalışmalarının kendi içindeki oransal farklılıkların olası nedeni olarak; 1980 yılı sonrası başlayan eğitim seferberliğinden yararlanma düzeyleri ve aynı yıllarda başlayan kırdan kente göç gösterilebilir.

Aile hekimine kayıtlı yaşlı nüfusun yaş ortalaması 74.1’dir. Farklı illerde ve farklı zamanlarda yapılan saha çalışmalarında yaşlıların yaş ortalaması 70.2-70.6 arasında değişmekte olup, bu çalışmadaki yaşlılara göre daha düşük düzeyde kalmaktadır (6,10,13). Bu farklılığın olası nedeni, aile hekimine kayıtlı nüfusta 80 yaş ve üzeri nüfusun daha yüksek düzeyde olmasıdır. Nitekim bu çalışmada 80 yaş ve üzeri nüfus %17.0 (2009 ADNKS yılı Burdur merkez ilçe verilerinde ise bu oranı %19.2’dir) olarak bulunmuşken, aynı çalışmalarında 80 yaş ve üzeri nüfus oranları %3.5-7.0 arasında değişmektedir (6,10,13).

Aile hekimine kayıtlı yaşlıların %17.0’ı yalnız yaşamaktadır. Eskişehir’de yapılan bir saha çalışmasında yaşlıların %26.0’ı, İzmir Balçova Sağlık Ocağı Bölgesinde yapılan bir çalışmada ise %21.0’ı yalnız yaşamaktadır (6,11). Yalnız yaşayan yaşlı oranının daha düşük düzeyde olmasının olası nedeni, geleneksel geniş aile örüntülerinin Burdur’da halen etkin olmasından kaynaklanabilir.

Çalışmada, yaşlılar eşleriyle birlikte değerlendirildiğinde %84.9 yaşlının maaş geliri vardır. Kirada oturan yaşlı oranı ise %4.0’dır. Diker ve Ayrancı’nın yaptığı çalışmada da benzer bulgular elde edilmiştir. Diker’in yaptığı çalışmada yaşlıların %71.2’sinin maaş geliri vardır. Ayrancı’nın yaptığı çalışmada ise yaşlıların %8.0’ı kirada oturmaktadır (6,7). Gelir durumu her ne kadar ülke düzeyinde ve il içi farklılık gösterse de, bu çalışmada yaşlıların ekonomik olarak iyi bir konumda oldukları söylenebilir.

Çalışmadaki yaşlılarda sağlık güvencesi olmayanların oranı %1.2’dir. İzmir Balçova, Kocaeli Körfez ve Yüzbaşılar ile Ankara Gülveren Sağlık Ocağı Bölgesinde yaşayan yaşlılarla yapılan çalışmada sağlık güvencesi olmayan yaşlıların oranı sırasıyla %4.0, %7.6 ve %17.6’dır (7,8,11). Çalışmada sağlık güvencesi olmayanların oranının düşük olmasının, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olanların (SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı) yüksek düzeyde olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Aile hekimine kayıtlı yaşlıların %34.8’i son 15 gün içinde, sağlık sorunu nedeniyle herhangi bir sağlık kurumuna başvurduklarını belirtmişlerdir. Özcebe ve arkadaşlarının Gülveren Sağlık Ocağı Bölgesinde yaptığı çalışmada son ay içinde sağlık kurumuna başvuran yaşlı oranı %17.9 olarak bulunmuştur (8). Çalışmamızda sağlık kurumuna başvuru oranının daha fazla olmasının, sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliğin artışından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu durumu sağlık güvencesi olmayanların oranının (%1.2) çok düşük olması da desteklemektedir.

Çalışmada son 15 gün içinde sağlık kurumuna başvuran yaşlıların %43.1’i aile hekiminden yararlanmıştır. Her ne kadar sağlık kurumuna başvurular mevsimsel özellik gösterse de, Özcebe ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada, son hastalandığında sağlık kurumuna başvuranların %17.0’ı sağlık ocağından yararlanmıştır (8). Çalışmada aile hekiminden yararlanma oranının fazla olmasının iki nedeni olduğu düşünülmektedir; birincisi sağlık kurumlarının tek çatı altında toplanması, ikincisi ise kişilerin birinci basamak sağlık hizmetlerini kayıtlı olduğu aile hekiminden alma zorunluluğunun getirilmesidir.

5 no’lu aile hekimi yaşlıların ancak %13.8’ini evde ziyaret etmiştir. Aile hekimliği uygulamasında ev ziyaretleri önemli bir yer tutmasına rağmen yaşlıların evde ziyaretleri oldukça düşük düzeydedir. Gözüm’ün Erzurum il merkezindeki sağlık ocaklarında çalışan sağlık personeli ile yaptığı çalışmada, sağlık çalışanlarının %53.8’i kronik hastalığı olan yaşlıları izlemenin birinci basamağın görevi olduğunu ifade ederken, yaşlı izlemi yaptıklarını söyleyenlerin oranı ise %50.8 olarak bulunmuştur. Bu durum sağlıkta dönüşüm programı öncesi yeterli düzeyde yapılmayan kronik hastalık izleminin, dönüşüm sonrası dönemde de devam ettiğini göstermektedir (14).

Yaşlıların %88.6’sı bir veya daha fazla sayıda kronik hastalığı olduğunu beyan etmiştir. Beyan edilen hastalıklar içinde ise ilk üç sırayı kardiyovasküler, kas-iskelet ve endokrin sistem hastalıkları almaktadır. Sağlık ocağı bölgelerinde yapılan çalışmalarda beyana göre kronik hastalık sıklığı %66.5-83.8 arasında değişmektedir (6,9,12-15). 5 no’lu aile hekimine kayıtlı yaşlı nüfusta kronik hastalık sıklığının daha yüksek düzeyde olmasının, 80 yaş ve üzeri nüfusun daha fazla olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Diğer yandan oransal olarak farklılıklar olsa da, Diker, Bilir ve Kesioğlu’nun yaptığı çalışmalarda da kardiyovasküler sistem, kas-iskelet sistemi ve endokrin sistem hastalıkları ilk üç sırayı almaktadır (7,10,12).

5 no’lu aile hekimine bağlı yaşlılarda ilaç kullanma oranı %81.4 ve ilaç kullanan yaşlıların kullandığı ortalama ilaç 3.3 olarak bulundu. Burdur Huzurevinde yapılan bir çalışmada ise ilaç kullanan yaşlı oranı %83.9 ve kullanılan ilaç ortalaması 3.5 olarak bulunmuştur (15). Akıcı ve arkadaşlarının İstanbul Ümraniye Eğitim Araştırma Sağlık Grup Başkanlığına bağlı sağlık ocaklarında yaptıkları çalışma bulgularımızı destekler niteliktedir. Akıcı ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada, reçete başına düşen ilaç ortalaması 3.6 olarak bulunmuştur (16). Çalışmada gerek 80 yaş ve üzeri nüfus oranının fazla olması gerekse kronik hastalık sıklığının yüksek olmasından dolayı kullanılan ilaç ortalamasının da fazla olması beklenen bir bulgudur.

Çalışmada yaşlıların günlük yaşam aktivitelerinden yapmayı mümkün görmedikleri eylemlerin başında yapılması uzun zaman alan işler (şehir dışına yolculuk, yemek yapmak, günlük ev işleri, alışveriş yapmak ve banka, fatura vb. gibi işlemleri yapmak) gelmektedir (Tablo 4).


Tablo 4

Oransal farklılıklar olmasına rağmen Dudak, Günay ve Kesioğlu’nun yaptığı saha çalışmalarında da benzer bulgular elde edilmiştir (12,17,18). Yaşla birlikte artan kronik hastalıklar ve fizyolojik yetersizlikler, yaşlıların uzun zaman gerektiren işleri yapmakta yetersiz kalmasının olası nedenleridir.

Sonuç olarak; aile hekiminin yönetmelik ile belirlenmiş diğer görevleri de düşünüldüğünde yaşlı sağlığı hizmetlerinin aile hekiminin iş yükünü gittikçe artıracağı bir gerçektir. Bu bağlamda, 65 yaş ve üzeri nüfusa daha sistematik bir sağlık hizmeti sunabilmek için, aile hekimince “yaşlı izlem kartı” oluşturulmalıdır. Bu kart yaşlının yaşı, ekonomik durumu, sahip olduğu hastalık veya özür durumu, sağlık kurumuna uzaklığı, bağımlılık durumu ve bakımına yardım eden kişinin olup olmadığı gibi parametreleri içermelidir. Bu parametrelere göre yaşlılar öncelik sırasına konulmalı ve hangi sıklıkta takip edilmesi gerektiğine karar verilmelidir. Böylece aile hekimi zamanını daha etkili kullanacak ve en çok ihtiyacı olan yaşlıya da en fazla sağlık hizmeti sunacaktır.

Çalışmada bağımlılık oranlarındaki yükseklikler düşünüldüğünde, yaşlılara verilen hizmet sadece sağlık hizmetlerini değil, “sosyal bakım” hizmetlerini de içermelidir. Sosyal bakım, Toplum Sağlığı Merkezi bünyesinde kurulacak bir birim ile Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve belediyeler tarafından planlanmalı ve bu kurumlarda geriatri konusunda profesyonel eğitim almış personel tarafından verilmelidir.

KAYNAKLAR

  1. Güleç M, Tekbaş ÖF. Sağlık perspektifinde yaşlılık. Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri 1997; 17: 369-78.
  2. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). Erişim Tarihi: 08.07.2010. Available from: http://www.tuik.gov.tr/Gosterge.do?id=3712 &sayfa=giris&metod=IlgiliGosterge
  3. Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği. Resmi Gazete. Sayı 27591. Tarih 25 Mayıs 2010 Salı.
  4. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü (2009) Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması, 2008. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve TÜBİTAK, Ankara, Türkiye.
  5. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). Erişim Tarihi: 08.07.2010. Available from: http://tuikapp.tuik.gov.tr/adnksdagitapp/adnks.zul.
  6. Ayrancı Ü, Köşgeroğlu N, Yenilmez Ç, Aksoy F. Eskişehir’de yaşlıların sosyoekonomik özellikleri ve sağlık durumu. Sted 2005; 14: 113-9. [PDF]
  7. Diker J. Körfez 6 Nolu Sağlık Ocağı ile Yüzbaşılar Sağlık Ocağı bölgelerinde 65 yaş üzerindeki kişilerde kronik hastalıklar ve ilaç kullanımı. Geriatri 2008; 3: 91-7.
  8. Özcebe H, Sönmez R, Atasoy A, Dede Ö, Demir A, Fakıoğlu E ve ark. Ankara Gülveren Sağlık Ocağı Bölgesi Anadolu Mahallesinde 65 yaş ve üzeri nüfusun sağlık hizmeti kullanımının değerlendirilmesi. Geriatri 2003; 6: 22-6. [Özet] [PDF]
  9. Öztürk A, Naçar M, Aslan A, Gün İ, Çetinkaya F. Kayseri sağlık grup bölgesinde yaşlıların sağlık hizmetlerinden yararlanma durumu. Geriatri 2002; 5: 138-43. [Özet] [PDF]
  10. Bilir N, Aslan D, Güngör N, Ağaç M, Sıddıqui Z, Uluç F ve ark. Ankara’da Altındağ Sağlık Ocağı Bölgesi Sakarya Mahallesinde yaşayan 65 yaş üzeri kişilerin bazı sağlık ve sosyal durumlarının saptanması. Geriatri 2002; 5: 97-102. [Özet] [PDF]
  11. Ulusel B, Soyer A, Uçku R. Toplum içinde yaşayan yaşlılarda günlük yaşam etkinliklerinde bağımlılık düzeyi ve etkileyen risk etmenleri. Geriatri 2004; 7: 199-205. [Özet] [PDF]
  12. Kesioğlu P, Bilgiç N, Pıçakçıefe M, Uçku R. İzmir Çamdibi-1 Nolu Sağlık Ocağı bölgesi yaşlılarında yetersizlik ve kronik hastalık prevalansı. Geriatri 2003; 6: 27-30. [Özet] [PDF]
  13. Kaya M, Aslan D, Acar Vaizoğlu S, Doruk C, Dokur U, Biçici V ve ark. Ankara Keçiören mahallesine bağlı bir mahallede yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerin yaşam kalitesi özellikleri ve etkileyen faktörler. Geriatri 2008; 11: 12-7. [Özet] [PDF]
  14. Gözüm S, Tan M. Birinci basamakta çalışan sağlık personelinin yaşlı bakımına ilişkin bilgi görüş ve uygulamaları. Geriatri 2003; 6: 14-21. [Özet] [PDF]
  15. Özbek S, Kaya E, Tekin A, Doğan Ş. Yaşlılarda tedaviye uyum. Geriatri 2006; 9: 177-81. [Özet] [PDF]
  16. Akıcı A, Kalaça S, Uğurlu ÜM, Çalı Ş, Oktay Ş. Pratisyen hekimlerin yaşlılarda akılcı ilaç kullanım alışkanlıklarının değerlendirilmesi. Geriatri 2001; 4: 100-5. [Özet] [PDF]
  17. Günay O, Gün İ, Öztürk A, Çetinkaya F, Nacar M. The effects of various factors on poor self-rated health among the older people in Kayseri, Turkey. Geriatri 2005; 8: 10-2. [Özet] [PDF]
  18. Dudak AH, Çakıl E, Aykut M, Çetinkaya F, Günay O, Öztürk Y. Kayseri il merkezindeki yaşlıların mediko-sosyal sorunları ve yaşam memnuniyetlerini etkileyen faktörler. Geriatri 2006; 9: 202-12. [Özet] [PDF]

Yazışma Adresi

Dr. Ahmet Selçuk Kılınç

Burdur İl Sağlık Müdürlüğü,

Yeni Mahalle Eski Antalya Caddesi No: 1

Burdur/Türkiye

e-posta: selcuk.kilinc@hotmail.com

Yazdır